eşya sahipliği hakkında

Şunu da alınca geriye bir şey kalmayacak.

Yıllardır kendince minimalist yaşayan biri olarak; ki bu minimalist yaşamaya kendini zorlayarak değil kendiliğinden böyle olagelmiş haliyle yukarıdakini çok sık söyledim. Ne yazık ki mi demeli neyse ki mi, ikisinin de kendince sıkıntıları var, sürekli bir şeyler alıp da yetinmeme üzerine söylediğim bir söz olmadı bu. Alınca geriye bir şey kalmayacak şeyleri uzun yıllar çeşitli sebeplerle bir türlü alamadım ya da sahibi olamadım.

Birincisi paylaşmadığım bir evdi. Ara kat, güneş alan ve olabildiğince sessiz. Bir sürü badirelere ve çevremin acele etmiyor musun’larına, insan ilk gördüğü evi tutar mı’larına rağmen tuttum evimi. Şu anki evim komşular sebebiyle sessizlik kısmında bazen uymasa da diğer noktalarda yeterli.

İkincisi ihtiyaç duyduğum kadar eşya sahibi olma. Bir şeyi beğenirsem, içimden almak geliyorsa hiç düşünmeden alıyorum. Evde düşününce her şey bana yetiyor. Alışveriş sitesine girip hiçbir şey lazım değil ki deyip çıkmak bazen bana da tuhaf geliyor.

Üçüncüsü piyanoydu. Eskiden beri, olunca bari tam olsun; içime sinen ve vakit geçirmekten keyif alacağım bir tane olsun diyordum. Bu yıl artık ona da sıra geldi.

Bugün sahi bir arkadaşın yeğenine piyano hediye edeceği ve almayı düşündüğü şeyin yeterliliği üzerine bir konuşmamız oldu. 3 binlik bir alet aklında varmış. Benim başlangıçta kendime aldığımın bin liralık olduğunu öğrenince, yetmez mi diyor. Yeter mi?

Bakış açımı şöyle paylaştım:
– 500 liraya da telefon var ve arama yapıyor. Yeter diyor musun?
– Bu çocuk kendisi istediğini alamıyor. Önerdiğin 3 binlik yerine 5 binlik almanın sana yükü nedir?(gelirine göre oldukça az)
– Araba alacağın zaman küsürat diyeceğini ya da 4 aylık sigara paranı ayırmayı ona çok mu görüyorsun?

Suçlu hissettirmek için söylediğim şözler değil bunlar. Tek seferlik yapılacak ve etkisi büyük olacak eşya alımlarında ben böyle bakıyorum. Bu farkla aile geçindiren de var, sadece çocuğunun aylık okul taksiti olan da. Bizimkisi ikinci grupta olacak diye varsayabiliriz.

Ona o parayı vereceğine kendine 5 bine iPad alırmış. Uzun yıllar zaten bakımını üstlenmiş ve artık kendi ihtiyaçlarına daha çok önem verecekmiş. Tercih tabi bunlar. Biz konuşurken ben sorulması üzerine bakış açımı paylaştım. Son sözlerim şöyle oldu:

Para olunca al o zaman ya da iPad’ten sonra al.
Kendinden ne zaman sıra gelirse o zaman al.

22.01.2020, Maltepe
Okan Tunalı

Yazar:

İlk Yorumu Siz Yapın

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir